logo

BİR KERE DAHA YAZMIŞTIM, BİZ BUNU NİYE YAPTIK?


İhsan Cömert
comert_ihsan@hotmail.com

AK Parti iktidarı zamanında ülke nüfusunda, kent nüfusunun kırsal nüfustan fazla gösterilmesi, bunun için bütün şehir yasasına eklenen madde ile hileyi şerre başvurularak bütün şehre bağlı ilçelerini köylükten çıkararak mahalle yapılmıştır.
Peki; bu köyler gerçekten mahalle oldu mu? Bir şeyler kazandı mı? Kaybetti mi?
Biz şöylece sıralayalım, takdiri okurlara bırakalım.
Köyler tüzel kişiliklerini kaybetti. Böylece köy meraları, köy odaları, köyün her türlü mal varlıkları büyük şehre devredildi.
Köy muhtarlarının elinden tüm yetkiler alınarak köy hakkında karar alma, kır bekçisi tutma gibi tüm yetkiler kaldırıldı.
Köylülerin müşterek kullandığı yaylalardaki hayvan ortaklıkları büyük şehre devredildi. Böylece bu meralarda köylüler hayvanlarını para karşılığı otlatmak zorunda kaldı.
Muhtarlardan karar defterleri, bütçe defterleri ve evlenme defterleri alındı. Muhtarlar tabirimi hoş görün (İğdiş edildi) sadece mühür taşıyan bunun karşılığında maaş alan görevliler durumuna düşürüldü.
Bunun dışında köyler ne kazandı?
El cevap, mahalle oldu!!!..
Mahalle olan bu köyler şimdi kırsal mahalle olacakmış, tabi buna AB inanırsa!
Peki; bu işi niye yaptık?
Köy ağasının iyi atı, bir de ata koşup gezmeye giderken bindiği bir arabası varmış.
Tabi, bir de ata bakan bir seyisi (hizmetçisi) varmış.
Ağa bir gün seyisi çağırmış, atı, arabayı hazırla kasabaya gidelim demiş.

Ağa arabaya kurulmuş, seyis önde atın dizgini elinde devam ederken, ağanın aklına muziplik gelmiş, çağırmış seyisi.

Mehmet, atın çıkarttığı pislikleri topla ye atı ve arabayı sana vereyim, ben seyis olayım.
Seyis kabul demiş, atın pisliğini yemiş, ağa sözünde durmuş atı, arabayı seyise teslim etmiş, geçmiş atın dizginine.
Akşam kasabadan köye dönerken bu iş seyisin içine sinmemiş, ağaya acımış,

Ağam, senin bu şekilde köye dönmen benim içime sinmiyor. Benim sana bir şartım var. Şartın nedir (?…) der ağa. Seyis;

Atın attığı pislikleri elinle al ye, atını arabanı sana iade edeyim, ben de seyisliğime devam edeyim der.
Zaten yaptığından pişman olan ağa seyisin bu teklifini hemen kabul eder, atın çıkardığı pislikleri yoldan toplar yer.
Seyis, atı ve arabayı ağaya teslim eder, ağa yeniden kurulur arabaya, seyiste geçer atın dizginine. Ağa da seyiste mutludur.
Ancak; ağa kendi kendine dertlenir. Bu at kasabaya giderken zaten benimdi yeniden sahip olmak için bu moku niye yedik?
Şimdi köyken mahalle olan, bu kez de mahallelikten kırsal mahalle olan köylüler eski haklarından hangisini kazanacaklar?…

Share
548 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    15 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    Sağlıklı Yaşamak İçin Mükemmeliyet Şart mı? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Diyeti bozdum. Artık yeniden pazartesi başlarım." Aslında tam da bu düşünce, sağlıklı yaşamın önündeki en büyük engellerden biri. Çünkü çoğumuz sağlıklı beslenmeyi kusursuz olmakla karıştırıyoruz. Oysa hayatın içinde hiçbir şey mükemmel olmadığı gibi beslenme de mükemmel olmak zorunda değil. Bir gün tatlı yemek, misafirlikte börek yemek ya da yoğunluktan dolayı spora gidememek bütün emeklerinizi silmez. Nasıl ki bir öğünde salata yemek sizi bir...
  • BANA GÖRE

    12 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    BANA GÖRE Vezirköprü bu organizasyonları sevdi Vezirköprü'nün ciddi tanıtımına katkı sunan organizasyonlardan daha fazla ticari etki sağlamanın yolları da geliştirilebilirse, gerek Kunduz gerekse offroad yarışları, ilçede herkesin daha büyük bir istekle bekledikleri organizasyonlar haline dönüşeceklerdir. Vezirköprü'de yıllardır yapılan en geniş kapsamlı organizasyon olan Kunduz Yağlı Güreşleri bu yıl da başarıyla tamamlandı. Vezirköprü halkı bu organizayonu o kadar çok sevdi ki, Türkiye'nin hemen her yerinden Vezirköprülüler İlçelerini ziy...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...
  • BANA GÖRE

    05 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Göktan TEK’ER Turizmin önü açılmalıdır Yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, Vezirköprü kapasitesini artırdığı takdirde daha fazla turisti de ağırlamayı başaracaktır. Vezirköprü turizmden kazanabileceklerini yatırımsızlıktan ve bakış açısındaki eksikliklerden dolayı kazanamamaktadır. Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta düzenlenen Off-road yarışlarının hemen ardından Kunduz Yağlı Güreşleri de bu hafta yapılacak. Her iki organizasyonun da İlçe tanıtımı ve ekonomisi üzerine olumlu etkilerinin tartışılmayacağı muhakkak. Yaz aylarında insanların gezip t...