logo

İçedönük Olmak; Çekingen, İçekapanık veya Pasif Olmak Demek Değildir!


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Her insanın kendine özgü kişilik özellikleri vardır. Bu kişilik özellikleri insanlarla iletişimimizi, mesleğimizi arkadaş seçimimizi etkiler.
Psikolojiye önemli katkıları bulunan Jung kişilik tiplerini araştırmıştır. Her insanın birbirinden farklı olabileceğini de vurgulayarak insanları içedönük ve dışadönük kişiler olarak sınıflandırmıştır.
İçedönük kişiler daha çok yalnız çalışmayı seven, sınırlı sosyal çevreye sahip, kendi duygu düşüncelerini derinlemesine analiz eden kişilerken; dışadönük kişiler sosyal çevrede öğrenen, insanlarla bir arada bulunmayı seven, daha yüzeysel iletişim kuran tipler olarak görülür.
Bir insan zaman zaman ya da hayatının belli dönemlerinde daha içedönük ya da daha dışadönük olabilir. Ne içedönük ne de dışadönük diyemeyeceğimiz ikisinin özelliklerini ortalama taşıyan insanlar da olabilir.
İnsan sosyal yaşantıya sahip bir varlık olduğundan hayatımızın çoğunda dışadönük olmasak da dışadönük yaşamaya teşvik ediliriz. Özellikle bizim gibi misafirperver ve kalabalık bir toplumda içedönüklerin davranışları daha dışadönük olması için eleştiri alır.
Toplum genellikle dışadönük olmaya göre tasarlanmıştır. İşyerleri, okullar hatta aile ortamında bile. Çocuk sosyal faaliyetleri daha az yaptığında sorun mu var acaba diye düşünülür.
Aileler içedönük çocukları olduğunda çocuklarının biraz daha dışadönük olması için adeta çırpınırlar. Çünkü hem çocuklarının sınırlı çevresi olmasından korkarlar hem de onları dışadönük çocuklarda olduğu gibi daha rahat gözlemleyemedikleri için endişelenirler.
İçedönük tiplerin seçici arkadaşları vardır. Sosyal ortamlarda sürekli bulunmaktan hoşlanmazlar. Bu çekingen olmakla aynı şey değildir. İçedönük kişiler kendileriyle baş başa kalmaktan hoşlanırlar. Çekingen kişi ise alışma sürecinde zorluk yaşayan bir dışadönük de olabilir.
İçedönüklük özgüvensiz olmakla da karıştırılmamalıdır. İçedönük bir kişi de yeni insanlar tanıyabilir, kendini ifade edebilir, bunu genelde yüzeysel ilişkilerden oluşan sosyalleşme ortamlarında tercihen daha az yapar. Amaç doğrultusunda kendiyle ilgili özgüvenli hareket edebilir.
Eğer içedönük kişiliğe olumsuz olarak bakarsak doğru olanın dışadönük olmak olduğunu bireyselliğin, kendimizle kalmanın yanlış olduğunu düşünürüz.
Hâlbuki en iyi liderler ve yöneticilerin kendi içinde sistemli, iyi çalışabilen yalnız da kalabilen kişiler olduğu araştırmalarla da desteklenmiştir. Hemen hemen çoğu bilim adamı da içedönük kişilik özelliğine sahiptir.
Siz hangi kişilik yapısına sahipsiniz? Bunu anlamanın en kestirme yolu hangi yolla zihninizi şarj ettiğinize bakmaktan geçer.
Eğer kendinizle baş başa kaldığınızda enerjiniz tazeleniyorsa siz içedönüksünüz demektir. Diğer insanlarla iletişimde olduğunuzda, sosyal ortamda bulunduğunuzda canlanıyorsanız orada rahatsanız o halde siz dışadönük kişilik özelliğine sahipsiniz demektir.
İçedönük olmak ya da dışadönük olmak biri diğerinden daha üstün özellikler değil. Gelişmiş bir toplum olmak için kendi özelliklerini bilen ve bu özelliklerine değer veren bireylere ihtiyacımız var.
İnsanın psikolojik olarak iyiliğini sağlayan ilk şey kendini olduğu gibi kabul etmektir. Kendimizle veya birbirimizin özellikleriyle ilgili konuşurken saygılı olalım.

Share
1416 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    08 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Çocuklar Neden Sebze Sevmiyor? AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN  -  Dyt.ayyucedoner@gmail.com "Çocuğum sebze görünce tabağını itiyor." "Her şeyi yiyor ama sebze asla!" "Sebze yedirebilmek için peşinden kaşıkla dolaşıyorum." Bir diyetisyen olarak ailelerden en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Oysa birçok ebeveynin düşündüğünün aksine, sebze sevmemek çoğu zaman çocuğun inatçılığı değil, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde yeni tatlara karşı daha temkinli yaklaşırlar. Acı ...
  • BANA GÖRE

    05 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Göktan TEK’ER Turizmin önü açılmalıdır Yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, Vezirköprü kapasitesini artırdığı takdirde daha fazla turisti de ağırlamayı başaracaktır. Vezirköprü turizmden kazanabileceklerini yatırımsızlıktan ve bakış açısındaki eksikliklerden dolayı kazanamamaktadır. Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta düzenlenen Off-road yarışlarının hemen ardından Kunduz Yağlı Güreşleri de bu hafta yapılacak. Her iki organizasyonun da İlçe tanıtımı ve ekonomisi üzerine olumlu etkilerinin tartışılmayacağı muhakkak. Yaz aylarında insanların gezip t...
  • HAYATIN İÇİNDEN BESLENME

    01 Ağustos 2026 Köşe Yazıları, Sağlık

    HAYATIN İÇİNDEN BESLENME Spor Yapıyorum Ama Aynaya Baktığımda Hiçbir Şey Değişmiyor... AYYÜCE DÖNER DİYETİSYEN - Dyt.ayyucedoner@gmail.com Bir kaç gün önce spor salonunda iki kişinin konuşmasına istemeden kulak misafiri oldum. Biri diğerine dönüp şöyle dedi: "Üç aydır geliyorum. Tartıda aynı kiloyum. Galiba benim vücudum kilo vermiyor." Aslında sorun çoğu zaman vücudumuz değil... Sorun, spordan mucize beklememiz. Bugün sosyal medyada öyle bir algı oluştu ki; sanki haftada birkaç gün spor salonuna gitmek, günün geri kalanında yaptığım...
  • Bana Göre

    29 Temmuz 2026 Köşe Yazıları

    Bu anlayış kesinlikle yanlıştır Kaldırımların ortasından kenara aldırılması becerilemeyen trafoların daha büyüğünün koskoca parkın önemli kısmını işgal etmesine ve tarihi nüvelerin kapanmasına izin veren zihniyetten Vezirköprü turizmi için proje yapmasını beklemek zaten mümkün olmayacaktır. "Vezirköprü, Tarihi ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan vezirler yetiştirmiş bir ilçemizdir..." Bu sözleri özellikle siyaset sahnesinde oldukça sık duyarız. "Bir şeyi kırk kere söylersen olur" derler. Biz de yüzlerce kez söylenen bu cümlenin olmasını bekliyor...