logo

Doğum sonrası depresyonu


Duygu Ceylan
duygu.ceylan.pd@gmail.com

Gebelik sürecinde ve çocuk doğduktan sonra kadınlar; fiziksel ve duygusal olarak birçok değişim yaşamaktadır. Bu değişimler kadınlarda duygu durum dengesizlikleri yaşamalarına neden olmaktadır. Özellikle doğumdan ilk altı haftalık süreçte (bu süreç ortalamadır kişiden kişiye daha kısa veya uzun süre olabilir) kadın bedeninin hamilelik öncesi haline dönmesi dediğimiz lohusalık dönemi yaşanır. Bu dönemde yaşanan ruhsal sorunlar anne sağlığı başta olmak üzere; anne bebek bağlanmasını, eşlerin birbirleriyle ilişkisini, aile içi rolleri ve bebek sahibi olan ailenin yakın çevresiyle iletişimini etkiler.
Birçok kadın bu sürecin mutlu geçmesi gerektiğini düşündüğünden yaşadığı değişime karşı olumsuz duygular hissettiğinde kendini suçlar. Değişim bir uyumu gerektirir ve uyum sağlanan süreçlerde yaşadığımız duygu karmaşası normaldir. Bu karmaşayla ilgili lohusa kadının kendini ifade etmesi, kendine de zaman ayırması, kolaylaştırıcı sosyal çevreye sahip olması, kendini sakinleştirici egzersizleri sık sık yapması ve yaşam tarzının (beslenme egzersiz, uyku) iyileştirilmesi işini kolaylaştıracaktır.
Annelik hüznü, bebeği hakkında endişelenmek, onu beslemek konusunda endişelenmek, bebeğin getirdiği yeni düzende annenin kendini sorgulamasını da beraberinde getirir. Doğum sonrası depresyonda ise bu endişeler yüksektir. Anne olumsuz duyguları yoğun olarak yaşar. İki hafta içerisinde bu duygulanımda azalma olmazsa annenin psikolojik destek alması gerekir çünkü bir sonraki adım doğum sonrası psikozu denilen intihar veya bebekten kurtulma düşünceleri olan yüksek risk içeren dönemdir.
Doğum sonrası depresyonu çocuklukta olumsuz yaşantılara sahip olan ya da çocuk doğmadan önce psikolojik destek ihtiyacı bulunan annelerde daha sık görülebilir. Diğer taraftan evlilikte yaşanan sorunlar, eşle olan ilişkilerde yaşanan sorunlar kadının annelik sürecinde kendini yalnız hissetmesine, süreci olduğundan daha zor algılamasına neden olabilir.
Lohusa olmanın şöyle de bir boyutu vardır: Öncesinde lohusalıkmış, doğum sonrası depresyonmuş bunlar yoktu, annelerimiz doğumdan sonra işlerine devam ederlerdi diyenler olabilir. Şu anda önceki yaşantılara göre konuşulmayan pek çok şeyi daha kolay ifade edebiliyoruz. Yani önceden ifade edilmemiş olması, böyle bir durumun olmadığı anlamına gelmez. Annenizin bebekliğinizde sizle yeterince ilgilenememiş olması, sütten erken kesilmiş olmanız, bağlanma sorunları yaşamanız gibi nedenler, annenin doğum sonrası depresyonuyla ilgili olabilir.
Bebek sahibi olmak eşler arasında yeni bir dönemi başlatır. Evin içindeki iki yetişkinin artık belirgin bir rolleri daha vardır: Ebeveynlik. Ellerinden geleni yapmaya çalışırken, dışarıdaki seslerin; bu yeni ebeveyn olmuş ya da tekrar ebeveyn olmuş aileyi desteklemesi, onların hayata güvenini kolaylaştıracaktır.

Share
1094 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BANA GÖRE

    15 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Tarım 'sahipsiz' kalmamalı! Tarım ilçesi olarak adı geçen Vezirköprü'nün en önemli ekonomik girdisini sağlayan tarımdaki bu çaptaki zararlar zaten daralan tarım ve ilçe ekonomisini gittikçe kötü etkileyecek ve ilçemizdeki ekilmeyen alanların artmasına yol açacaktır. Vezirköprü'de üreticilerin bir süredir en büyük sıkıntısı haline gelen GÜBRE nedeniyle geçtiğimiz hafta Vatandaş Gazetesi'nde yayımlanan haber aslında önemli bir haberdi. Onlarca çiftçinin binlerce dönüm arazisinin işlenmesinde sıkıntı yaratan ve ekonomik olarak vatandaşı oldukça...
  • Vezirköprü’de Kalmayan Kültür

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü'de Kalmayan Kültür Zamanla Vezirköprü'deki bu zengin kültür yerini alt kültürlere terk ederek çekip gitti. Bunda ekonomik zorunlulukların olduğu kadar göç kültürünün de etkisi olduğu muhakkak. Ancak İlçenin idarecilerinin kültürü yaşatmak için çalıştıklarını söylemek de pek mümkün değil. Özellikle 80'li yıllara kadar anlatılan bir başka Vezirköprü vardır. Zamanın anılarını dinlerken o günlere yetişemediği için insanların üzüldüğü, zamanın Vezirköprü'sünü dinleyen herkesin o günlerde yaşabilmek için özlem duyduğu; teknolojik eksikl...
  • OKUYUCU MEKTUBU

    08 Nisan 2026 Köşe Yazıları

    Vezirköprü Sessizce Küçülüyor: Bir ilçenin Nüfus Kaybı Ne Anlatıyor? Samsun'un yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olan Vezirköprü, son yıllarda sessiz ama istikrarlı bir nüfus kaybı yaşıyor. Resmi verilere göre ilçe nüfusu 2000'li yılların sonlarında 100 binin üzerindeyken, bugün 90 bini altına düşmüş durumda. Peki, Vezirköprü neden küçülüyor? Bu düşüş yalnızca sayısal bir azalma mı, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün işareti mi? Kırsal Yapı, Azalan Fırsatlar Vezirköprü'nün nüfus yapısı büyük ölçüde kırsal yerleşimlere dayanıyor. İ...
  • İlçedeki çalışmalar sürüyor?

    01 Nisan 2026 Genel, Köşe Yazıları

    İlçedeki çalışmalar sürüyor? İlçemizdeki konuların çözümü açısından muhatapları ile konuşabildiğimizde aynı standart açıklamayla karşılaşıyoruz, “konuya ilgili olarak çalışmalarımız devam ediyor.” Vezirköprü'de geçtiğimiz hafta meydana gelen şans eseri çok ucuz atlatılan büyük kazanın yankıları halen sürüyor. İlçe girişinde bu kazanın bir gün mutlaka yaşanacağı ve zamanında önlem alınması gerektiğini kaydetmiştik. Aynı şekilde yeni hastane kavşağından Adatepe kavşağına kadar bir EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) kurulması gerektiğini de… H...